Blog

8 Mayıs 2018

Neden MÜKAD

O yıl, beş çocuklu ailenin üç numarası okula başlayacaktı. Çok isteksiz ve ilgisiz olması aileyi hafiften telaşlandırıyordu.

Aile kalabalık; baba ve anne çok meşgul oldukları için kırtasiye alışverişi toptan yapılmış, eve gelince kardeşler arasında pay edilmişti.

Babası yanına çağırdığı çocuklardan ablaya bir düzine kurşun kalem, abiye bir düzine kurşun kalem ve kalan üç düzine kurşun kalemi de okula karşı hevesini artırabilmek için üç numaraya vermişti.

Üç numara annesi ile birlikte çekmecesine kalemleri özenle yerleştirdi. Okul açıldı ve bir hafta sonra anne kalemim kalmadı diyen üç numaraya annesi hayretler içerisinde baktı. Birlikte yerleştirdikleri çekmeceye baktılar ve kalemler gerçekten yoktu.

Çünkü sıra bir arkadaşının kalemi çok küçüktü. Ona neden öyle bir kalemle yazdığını sordu. Arkadaşı ise “Paramız yok, alamıyoruz” deyince çok üzüldü ve kendi kalemini ona vermek istedi. Ama arkadaşı ısrarla bunu kabul etmiyordu. Ona “Bizim evde çok kalem var; al bunu.” dediyse de ikna edemedi. Ertesi gün ikna edebilmek için çekmecedeki tüm kalemleri okula götürdü. “Bak benim çok kalemim var. Sen istediğin kadar al” dedi. Bu arada kalemi olmadığını söyleyen başka çocuklar da kalem istedi ve tüm arkadaşlarını mutlu etmek için kalemleri dağıttığından, kendisine sadece bir kalem kalmıştı. Onu da ucunu aça aça bir haftada bitirmişti.

Hikaye bundan ibaretti. Annesine durumu anlattı. Annesi ona kızmadı. Başkası da kızmadı. Hiç kimse bu yaptığından dolayı ona kızmadı. Sadece babası ablasından ve abisinde ikişer kalem alıp ona verdi ve “Her şeyini sonuna kadar dağıtırsan başkalarına muhtaç olursun. Onun için dağıtırken dikkat et” dedi.

Aile bu olayı başkalarına aktarırken onu hep “çok merhametli bir çocuk” diye adlandırdı. Eleştirmeden olduğu gibi kabul ederek… Paylaşmayı ve yardım etmeyi hep sevdi. Dersleri çok iyi olduğu için, kendisinden yaşça küçük olanları ders çalıştırırken gocunmuyor, kendi dersi ya da sınavı olsa bile iyi bireyler olmaları için komşu çocuklarına hiçbir beklentiye girmeden ders çalıştırıyordu.

Mühendislik eğitimi aldıktan sonra anladı ki bireysel olarak yaptıkları yeterli değildi ve daha büyük organizasyonlar gerekli idi.

Çok sevdiği arkadaşlarına konuyu açtığında, bu duyarlılığın sadece kendine ait olmadığını, çevresinde aynı hassasiyette pek çok insan olduğunu anladı. El ele vererek birlikte MÜKAD’ı kurdular. Kurucu başkan olmak ise çok büyük bir onurdu.

 

Esma Sarıaslan Divrikli /
MÜKAD Yönetim Kurulu Başkanı

Makaleler & Yazılar
3 Comments
  1. Başarılar diliyorum. Yolunuz açık olsun. Mühendislerin yanı sıra mimar ve şehir plancılarını da kapsıyor mu?

  2. Ahmet Bey başarı dilekleriniz için çok teşekkür ederiz.Derneğimiz tüm mühendislik ve mimarlık fakültelerinden mezun olan ve mühendis/mimar diplomasına sahip olan kadınlarımıza üyelik veriyor

  3. Esma Hanım, başarılar diliyorum.

    Sevgiler.

    Ezgi Temoçin

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

MÜKAD DERGİ

Mükad dergimiz pek yakında sizlerle . . .